Skip to content

Görünmeyen Engeller

  • by

Kariyerimin başlarında yapmış olduğum bir iş görüşmesini hiç unutamam. İş görüşmesi yapmaya yeni başladığım yıllardı. Görüşeceğim adayı heyecanla karşıladım ve tokalaşmak için sağ elimi ona doğru uzattım, aday bana sol elini uzattığında sağ el parmaklarının olmadığının farkına vardım. Çok utandım, sağ elimi uzatmış olmakla kişiyi zor durumda bıraktığımı düşündüm. Anlık bir şaşkınlıktan sonra hemen toparlandım. Bir yandan iş görüşmesini yapıyor, içimdense adaya eliyle ilgili soru sormalı mıyım, görmezden mi gelmeliyim onları düşünüyordum. Kararımı vermiştim, ona engeli olmayan bir insan gibi davranacaktım.

Görüşme sona erdiğinde tekrar tokalaşmak için sağ elimi uzattım, ancak o bana sol elini uzattı. Tecrübesizlik ve bilgisizlik nedeniyle duyarsız bir davranışta bulunmuştum. Zamanla, engelli bireylerin en çok şikayet ettiği konunun “görünmez olmak” olduğunu öğrendim. Bu düşünceyle, toplum olarak engelli bireylere karşı empati gösteriyoruz, ancak bazen empatiyi abartabiliyoruz.

Örneğin, tekerlekli sandalye kullanan bir arkadaşım bir gün gittiği bir eğlencede avucuna para bırakan bir kadından bahsetti. Arkadaşım bunu anlatırken gülümsedi ve kadının iyi niyetli bir şekilde yardım etmeye çalıştığını söyledi. Arkadaşım, engeline rağmen hayatla dans etmeye devam ediyor. Görünürde engelleri olmayan insanları tanıdım.

Engelli tanımım yıllar içinde evrildi. Artık engellerin insanların zihinlerinde olduğunu biliyorum. Kulağı olduğu halde işitmeyen, gözleri olduğu halde görmeyen, elleri olduğu halde suya sabuna dokunmayan ve ayakları olduğu halde ilerlemeyen, görünürde engelleri olmayan insanlarla tanıştım.

Bugün aynı durumu yaşasam, o adaya eliyle ilgili sorular sorardım ve ayrılırken onun yaptığı gibi saygıyla diğer elini sıkardım. Engellere rağmen hayatla dans eden insanların tek isteğinin “tanınmak” ve engelsiz yaşayabilecekleri bir ortamın sağlanması olduğunu biliyorum.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *